Zamanda Göreceliliği Gördüm

ae

 

Merhaba,

Yazının başlığını görüp “ne güzel çoluktan çocuktan bahsediyordu, bu da kuantuma sardı” diye düşünenler olabilir. Merak etmeyin, bizim zamanımızın deyimiyle ben sözelciyim ve sınırlarımı biliyorum.

Konu yine çocuklar… Atlas uykuya dalmadan önce (elbette uykuya dalmamak için) çenesi düşen bir çocuk. Bu çene düşüklüğü anlarında da sohbette konu tutarlılığımız yok. Mesela bir an okulda bir arkadaşının söylediği ayıp ama çok komik birşeyi anlatıp, bu ayıp mı komik mi onu teyid etmeye çalışırken peşine en sevdiği yemeğin kuru fasulye pilav olduğuna geçiyoruz. Oradan en çok sevdiği insanların sıralamasına ve sonra da bir sonraki doğum gününün konseptinin (evet konsept diyor) detaylarını anlatıp unutmamamı istiyor. Neyse uzattım, daha da uzatmayayım…

İşte o gecelerden birinde ben yine “etkin dinleme” workshoplarında öğrendiğim tüm becerileri kullanıp, bir yandan da “uyu artık evladım daha baban çalışacak” diye içimden geçirirken, konu tatil mevzusuna geldi.

  • Baba ben Ayvalık’ı çok özledim. Keşke eşek arıları olmasa, bizi sokarlarsa çok acır, morarır, kaşınır.
  • Evet oğlum, yaz gelsin de gidelim, eşek arılarına da dikkat ederiz.
  • Ben tatilleri çok severim baba
  • Ben de oğlum, sen büyü başka yerlere de gideriz
  • Nereye gideriz baba?
  • Meselaaaa Disneyland’e gideriz (zamanda kırılmanın yaşandığı an bu an işte)
  • Dinseylent ne baba?
  • Hani Disney Junior’da Mickey Mouse, Mini, Donald Duck filan varya. İşte onların hepsi, bi de bir sürü masal kahramalarının yaşadığı çoooook büyük bir park.
  • Çizmeli kedi de mi?
  • Evet
  • Elsa da mı?
  • Evet
  • Pijamaskeler de mi?
  • Bremen “Mızıcık”ları da mı?
  • Evet.
  • Orda hediyeler de mi var?
  • Evet, hem de bi sürü kazanabiliyorsun.
  • Tamam, sabah gideriz o zaman.
  • Sabah gidemeyiz oğlum, orası Fransa’da, zaten oraya gitmek için senin daha büyümen lazım.
  • Neden?
  • Çünkü oraya büyük çocuklar gidiyor, en az 7 yaşında olman lazım.
  • Alaz da gidemez şimdi.
  • Gidemez.
  • Ben ne zaman 7 yaşında olcam.
  • Daha var biraz ama şimdi hemen uyursan bi de yemeklerini yersen daha çabuk büyüsün.
  • Tamam baba, iyi geceler.

Bu sohbetten 11 saat sonra yani Atlas uyandığında bizim yatağın yanında bitti.

  • Babacım günaydın.
  • Daha değil oğlum, uyanmadık biz bak.
  • Babacım seni çok seviyorum.
  • Ben de canım oğlum.
  • Babacım ben Dinseylente gideceğim için çok heyecanlıyım. (öürümcek hislerim o an alarm vermeye başladı)
  • Öyle mi? Ben de.
  • Ben bu sabah kaç yaşında olmuşumdur baba?
  • Hala 4 oğlum.
  • O zaman kahvaltımı yapayım hemen. ( bkz. “Daha var biraz ama şimdi hemen uyursan bi de yemeklerini yersen daha çabuk büyüsün.”)
  • Tamam oğlum. Aslıııııııııı!

Ve hayatımız o günden sonra bir daha aynı olmadı. Masum bir uyku öncesi sohbeti nedeniyle artık Ground Hog Day filminde yaşıyorduk (Bugün Aslında Dündü olarak çevrildi Türkçe’ye, kahramanlar her gün aynı güne uyanır ve hep aynı şeyler olur). Atlas hafta içi her sabah ve her akşam, hafta sonları ise aklına her geldiğinde “Baba Disneylente gideceğimiz için çok heyecanlıyım” cümlesi ile girip konuya sonsuz soru ile devam ediyor.

Evet, ben bir yetişkin olarak, 4 yaşında bir çocuğa 3 yıl sonrasına dair bir söz verdim. Evet, zamanla ilişkisi “kaç kere uyuyup uyanınca” seviyesinde olan bir çocuğa verdim o sözü. Yaptım bunu. İyi tarafından bakacak olursak ki inanmayacaksınız ama iyi bir tane taraf var, Atlas şu an bana bayılıyor.

Aklıma dahiyene çözüm olarak daha yakın tarihli başka bir seyahat sözü vermek geldi. Belki ona fikslenip Disneylenti unutur dedim. Yazın dedim, içinde çocuk eğlence merkezi olan bir otele gidicez. Sordu Allah sordu tabi. Evet dedim, gösteriler de var, çocuk havuzu da var, teyzen de gelicek, Alaz da gelicek vs. vs.

Ertesi sabah yine uyanmanın çok da anlamlı olmadığı bir saatte boynuma sarılan bir çift kolla uyandım. “Ben babamı çok seviyorum” diye devam etti kolların sahibi. “Anne biz güneş çıkınca, otele gidicez yazın. Kış da bitmedi ha! Sonra da ben büyüyünce Disneylent’e. Bence ben 5 yaşındayım baba.”

Evet bir fil yetmemişti ikinciyi de sipariş etmiştim ve Atlas da kısaca “pilavdan dönenin kaşığı kırılsın” diyordu. Okulda hecelemeyi öğrenen çocuk her gece uyumadan önce Game Of Thrones’daki Arya Stark gibi kafasındaki listeyi heceliyor bu ara. Ve o liste şuna döndü şimdi:

  • Baba ba ile başlar, okul o ile başlar, teyzenin te’si, Alaz’ın al’ı, karga kar ile başlar. Baba yaz gelsin artık. Sonra da Dsineylent tabi. Ben çok heyecanlıyım. Telefon te ile başlar. Anne a ile başlar. Eren Er ile. 1-2.3-4-5-6-7. One – two – three- four – five- sixz. Sen de çok heyecanlı mısın baba?
  • Evet oğlum. Çok.

 

Disneylent diye Miniatürk’e götürüp bi şansımı denesem mi diyorum. Neyse, ben dersimi aldım. Gelecek zaman kipini kullanırken etrafta çocuk olup olmadığına dikkat edin siz de.

Kalın sağlıcakla…

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s