2. Geleneksel Babalar Günüm

FullSizeRender_Fotor
Atlasparemiz 2 günlük…

Atlasparem,

Hayatım boyunca özel gün kutlamalarından pek haz etmedim. En sevimsiz özel gün hangisi dersen doğum günüm açık ara ipi göğüsler ki bunda, 8. sınıfta yaptığım doğum günü partime geleceklerini söylemelerine rağmen bir tanesi bile gelmeyen arkadaşlarımın (!!) rolü büyüktür hatta sadece onların rolü vardır. (Arya Stark gibi listem var, hepinizi hala hatırlıyorum olum!)

Dev bir tavşan başı (niyeyse) şeklinde yapılan o dev pastayı hırstan tek başıma yemem, babaannenle dedene okullar tatilken doğduğum  (Haziran 26) için bütün gün çemkirmem hala dün gibi. O günden beri insanlara güvenimde hep bir tırtıklanmışlık vardır, ha bir de travmamdan olsa gerek kimsenin doğum gününü aklımda tutamam. (Remember remember the 26th of June’mber)

Hangi özel gün olduğu fark etmez  “Bu yıl hiçbir şey yapmayacağım” dediğinde bile mutlaka ufaktan bir hazırlık atarsın ve günün sonunda da Furious 7’yi izlemiş gibi olursun. (Furious 7 bkz. Herkesin konuştuğu, göze büyük ve etkileyici gelen ama her şekilde saçma bir tat bırakan ve “eee n’oldu şimdi” dedirtirken “kesin benden başka herkes sevdi” diye düşündüren, sadece müzikleri güzel olan anlamında) Neyse sanırım özel günlere bakış açımı hem sana hem de yazımızı okuyan abi ve ablalarına / amca ve teyzelerine (tamam çok güzel iş olsa da bir noktadan sonra amca ve teyze kelimelerinden yıldıran reklamları anmadan geçmeyelim)  anlatabilmişimdir. Şimdi gelelim o bakış açısından bağımsız ,bir güne yani Babalar Günü’ne!

İlkini 36 yaşımda (biraz daha evde kalsam torunum yaşında doğacaktın) kutlama fırsatını bulduğum Babalar Günü, o günden itibaren özel günlerin kralı olmuştur. Her ne kadar bi Anneler Günü havası olmasa da (bkz. Oscar > Altın Portakal gibi) babaların unutulmamış olması da önemli birşeydir ki bu gün sayesinde her babanın gardrobuna kendisi almasa da o yılın modasını yansıtan yeni bir gömlek ya da kıravat bilemedin çorap mutlaka girer. (Amcanla birlikte, dedene kendi atletini hediye paketi yapıp Babalar Günü hediyesi olarak vermişiliğimiz vardır, deden iyi bir insan olduğu için bizi evlatlıktan reddetmemiştir – sen böyle şeyler yapma çocuğum, annene söyle o bişiler ayarlar)

Atlasım,

Baba olmak nasıl bir duygu biraz tarif etmeye çalışayım, belki böylece Babalar Günü bana ne anlam ifade ediyor anlarsın. Tabiat ananın (bak mesela tabiat baba değil ) kuralları gereği bir baba çocuğunu kucağına alana kadar 9 aylık bir süre geçiyor. Ve bir baba ne yaparsa yapsın, hayatı boyunca o 9 aylık farkı asla kapatamadığı için ana gibi yar olmuyor. Neyse konumuza dönecek olursak, doğumuna tanıklık etmek Allah’ın bir mucizesine tanıklık etmekten başka bir şey değildi. Seni gördüğümüz ilk an, insanın en ilkel, en saf, en öğrenilmemiş tepkisini verdik…  Yaradanın üflediği taze canın o kadar güzel, o kadar nurluydu ki bakıp bakıp sadece ağlayabildik. Mutluluktan ağlamak hiçbir şeye benzemiyor ama şu da bir gerçek, ister üzüntüden ister mutluluktan fark etmez ağladığında fotoğraflarda epey kötü çıkıyorsun. Bir kardeşin olursa daha fotojenik olmaya çalışacağım, aklımda. Dur yine laftan lafa atladım, neyse işte babaanneni aradığımda hala konuşamıyordum (bak dedeni değil babaanneni aradım, işte bunlar hep hep o 9 aylık farktan) kadıncağız kötü birşey oldu sandı ve çok korktu. Ben bir süre sonra  konuşabildiğimde babaannene sadece “çok güzel, anne çok güzel” diyebildim (doğduğunda Can amcana “Kafası… Kafası böylemi kalacak?” diye sorduğum için hala biraz utanıyorum ama doğduğun an kafan gerçekten bir Coneheads karakteri gibiydi)

Baban olduktan sonra yaşadığım en büyük farkındalık, hayatta önemli ya da önemsiz sandığım şeylerle ilgili bütün dengeleri değiştirmendi. Senden öncesinin bir önemi yoktu sanki ben de o gün senle birlikte doğmuştum ve hayat sadece (inşallah uzun bir) gelecekten ibaretti. Birkaç ay boyunca, mutluluk kafası yapan bir ilaç kullanıyor gibi dolaştım. (Üstelik o dönemde buna oldukça ihtiyacım vardı ve sen bir anlamda Allah’ın beni bir arada tutmak için gönderdiği tutkal gibiydin) Nasıl bir mutluluk biliyor musun, böyle başına iyi birşey gelmiş gibi,  bir daha ÖSS – ÖYS’ye girmek zorunda değilsin bitmiş gitmiş gibi hafif,  istediğin o oyuncağı almışlar da eve gidince dün olduğu gibi o gün de evde bulacaksın gibi, annen en sevdiğin tatlıyı yapmış hala bitmemiş ve eve gidince yine yiyecekmişsin gibi, okula gitmek için uyanmışsın ama aslında o günün cumartesi olduğunu hatırlamışsın gibi bir mutluluk ama hepsinin daha fazlası yani. (Yazınca saçma geliyor ama başına gelince bunların az buz mutluluklar olmadığını göreceksin)

İşte seni bu kadar çok mutlu eden bir hediyeye karşı sevgi kadar sorumluluk da duyuyorsun. Tek istediğin şey “iyi bir baba olmak” oluyor. Bu noktada işler biraz karışıyor zira Google’a “iyi bir baba olmak” diye yazınca karşına bir yapılacaklar listesi çıkmıyor. Annelerinki içgüdü babalık ise öğreniliyor (sanırım). O dönemde nasıl iyi bir baba olurum diye düşününce aklıma hemen izlediğim filmler gelmişti.  Bana kalsa mevcut halimle Big Daddy ile About A Boy arası bir yerlerdeydim. Buna biraz Pursuit Of Happyness, A Beautiful Life, Süper Baba Fiko, Finding Nemo , İkinci Bahar ve Sleepless in Seattle eklemek gerekiyor diye düşündüm.  Neyseki sonra, bunun bir yolculuk olduğunu hatırlayıp (yoksa bu kadar çok karakteri harmanlayıp içselleştirirken kafayı yakabilirdim) işleri ağırdan almaya karar verdim, sonuçta Yılın Babası olmak için hem zamanım vardı hem de benden kıdemli adaylar var.

İkinci Babalar Günü’nü idrak ettiğim şu dakikalarda ne düşünüyorsun baba dersen (paaağk demeye benzemiyor di mi?) durum şu: Senin bu dünyadaki en güzel şey olduğunu düşünüyorum. Senin için herşeyin en iyisi olsun istiyorum ve ben de hep en doğrusunu yapayım istiyorum. Bazen zorlanıyorum, güçsüz hissediyorum. Bazen dünyayı yerinden oynatabilirim gibi hissediyorum. Annen ve benden aldıklarınla nasıl bir çocuk olacağını, nasıl bir yetişikine dönüşeceğini merak ediyorum. Senin büyümenin bana ayrılan sürenin sonuna yaklaşmak anlamına geldiğini biliyorum. Gün gelip “kapıyı çalmadan odama girme” filan dediğinde 1 ile 5 arası kaç şiddetinde delireceğimi düşünüyorum (Yavuz Abicim sevgiler). Çekeceğin ilk aşk acısını, tadacağın ilk başarısızlığı ve bunların tersini düşünüyorum. Ben vejeteryan olduğum için ya sen de olursan diye kaygılanıyorum. Bazı arkadaşlarımız gibi sen doğar doğmaz marka bir okulun kayıt listesine yazdırmadık acaba bi rahat mıyız diye düşünüyorum. Bazı huyların annene benzerse diye geriliyorum – annen de aynı şekilde bazı huyların bana benzerse diye atak geçiriyor bu arada 🙂

Oğluşum,

Sonunda gerçekten özel olduğunu düşündüğüm ve hissettiğim bir gün var. Bu şansımız için Allah’a sonsuz şükür ediyorum ve aynı farkındalıkla diliyorum ki evlatlarıyla vedalaşmış babaların ruhları şad ve mekanları cennet olsun, Rabbim evlatlarına sonsuz sabır versin. Sebebi ne olursa olsun birbirlerinden ayrı düşmüş evlatların ve babaların ayrılmamacasına tez zamanda kavuşmaları için dua ediyorum. Çocukları ya da babaları için şifa bekleyen herkesin Allah’ın cömertliğine nail olmaları için dua ediyorum. Ve son olarak babalık duygusunu tatmak isteyenlerin muradlarının gerçekleşmesini diliyorum. Allah herkesin çocuğunu sakınsın, saklasın, uzun ömürler versin inşallah.

Şimdilik bu kadar, yine yazarım

Seni çok seven baban…

7 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Zeynep dedi ki:

    baba olasim geldi ne dokturmussun arkadas! 9 ay avantali annelerden biri olarak goz yaslarima hakim olamadim cok beendim… Babalar gununu kutlar operim

    Beğen

  2. Devrez dedi ki:

    Sizinkiyle isimdaş (Atlas ismi üzerine önceki yazınız pek güzel yansıttı durumu) oğlumla kutlayacagim ilk babalar gününde yazınız çok keyiflendirdi. Çok güzel aktarmışsınız babalık hissiyatını… teşekkürler.

    Beğen

  3. temel dedi ki:

    Baban olacak adamin icinde bir kalp taşıdığını düşünüyorum bazen. Sagol atlas birader. Opcuk opcuk. :))

    Liked by 1 kişi

    1. Atlaspare dedi ki:

      Bazen taşıyor çoğu zaman evde bırakıyor 😉

      Beğen

  4. temel karataş dedi ki:

    Babanin icinde bir kalp tasidigini düşünüyorum bazen. Sağol atlascik.

    Beğen

  5. temel karataş dedi ki:

    Teknik sorunlar cagi bu atlas. Bak mesaj yayinlanmadi dedi, ikisi de yayinda. Shit:)

    Beğen

  6. pelinarin dedi ki:

    ne yazmışsın arkadaş ya! (normalde oldukça kibar sizli bizli konuşurum ancak bu iç sesimdi!)

    şu 9 aylık farka sahip bir insan evladı olarak ben anneler gününde bu kadar duygusal yazamadım/yazamam! (hatta sanırım yazmadım bile!)

    Allah atlasparenizden ayırmasın, nice nice babalar günü kutlayın..Allah size onun babalar gününü kutlayacağınız günleri göstersin 🙂

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s